Çocuklarda İştahsızlık


Yenidoğan bebeklerde özellikle 4-5.aydan sonra başlayan iştahsızlık aile hayatının bir kâbusa dönmesine neden olabilir. Çocuk doktorlarına yapılan başvuruların önemli  bir kısmı  iştahsızlık nedeniyle oluşmaktadır. Yiyeceğe karşı ilgisiz olan çocuklar, iç ve dış etkiler nedeniyle bu şekilde davranırlar. Yiyecek ile geçmişte yaşanan kötü anılar veya yiyeceğin tipi ya da rengi de iştah üzerinde etki göstermektedir. İştahsız olarak nitelendirildiği için zorla yemek yemeye maruz bırakılan çocuklarda ise sorun bir yün yumağı gibi büyüyecektir.

İştahsız Çocuklara Yönelik 3N+1N Formülünün İçeriği Nedir?

Ailelerden gelen iştahsızlık sorunlarına karşılık olarak önerilen yaklaşım şu şekilde geliştirilebilir. Aileler çocuğun nerede, ne zaman ve ne yiyeceğine karar verirken çocuğun alacağı sorumluluk ise ne kadar yiyeceğini belirlemesi olmalıdır. Ailelerin iştah ve yeme kavramının göreceli olduğunu bilmesi ve hiçbir şart altında çocuklarını yemek yemeye zorlamaması önerilmektedir. Kontrolü elden bırakmadan ısrarcı olmamak ve çocuğun kendi yemeğini yemesine olanak tanımak bu aşamada ailelerin uygulaması gerekenler arasında yer almaktadır.

Televizyon Karşısında Yemek Yeme Alışkanlığına Son

Özellikle bebeklik döneminden başlayarak 3 ila 5 yaşlarındaki çocuklara TV karşısında yemek yedirmek gelecek yıllar için son derece tehlikeli bir yaşam biçiminin yaratılmasını sağlamak olacaktır. Bu çocuklar büyüdükleri ve ergenliğe adım attıkları zaman doygunluk hakkında fikir yürütemeyecek ve sorun obeziteye kadar giderek kendini ağır bir şekilde gösterecektir.

İştahsız Çocuklar Üzerinde Uygulanabilecek Tavsiyeler

Çocuğun kendi mama sandalyesinde kendi yemeğini yemesine izin vermek atılması gereken en önemli adımdır. Kalabalık bir sofra çocuğun iştahı üzerinde olumlu etki sağlayacaktır. Bebeklikten itibaren sofra düzeninin sağlanabilmesi için aile bireylerin her gün aynı saatte yemek sofrasında toplanmasına dikkat edilmelidir. Çocuğa uygun beslenme programı ve onu yüreklendirmek sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Yemeklerin karıştırılarak değil ayrı porsiyonlar halinde sunulması bebek ve çocuklarda damak zevkinin oluşmasını sağlayacaktır.